Aksilikleri Yenmek İçin Kendinle Konuş


Bu gezegende yaşarken tek bir şeyden emin olabilirsiniz: aksilik. Er ya da geç, bir şey planlarınızı sonuçsuz bırakacaktır. İşin iyi yanı şudur; hiçbir olay, siz öyle olduğunu söylemedikçe, dünyanın sonu değildir. Aksilik, kaçınılmazdır ve hem içinizdeki gücü test etmek, hem de kişisel gelişim için bir fırsat sunmak üzere ortaya çıkar. Webster´s New World Dictionary´ye göre aksilik, "talihsizlik, perişan ve sıkıntılı bir durum, bir facia ya da bir felaket" olarak tanımlanır. Bunun anlamı, küçük bir olaydan yaşamı alt üst eden bir felakete kadar çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğidir. Aksiliğin sizi etkileme derecesi, bakış açınız, geçmiş deneyimleriniz ve kişisel gelişim düzeyiniz ile belirlenir.
Her şey yolunda gittiğinde, yaşamak kolaydır. Esas zorluk, aksilik sizi iki gözünüzün ortasından vurduğunda kendinizi iyi hissetmeye devam etmektir. İşte bu noktada, iç konuşma, yaşamsal önem taşır. İç konuşma, kendiniz hakkında düşündüğünüz ve söylediğiniz şeydir. Bunu kendi kafanızda yapabileceğiniz gibi, başkalarına yüksek sesle de ifade edebilirsiniz. Aksilik yaşamınıza girmeden önce yapılan iç konuşma, aksiliği atlatma konusunda en az aksilik sonrası yapılan iç konuşma kadar etkilidir.

Aksilik öncesi yapılan iç konuşma, özgüveninizi harekete geçirip destekler ve yolunuza ne çıkarsa çıksın mücadele etme yeteneğinizi güçlendirir. Aksiliği yaşamadan önce kendinizi nasıl hissettiğiniz, aksiliğin sizi etkileme biçimi ve onunla nasıl başa çıkacağınıza ilişkin kararınız ile yakından ilgilidir. Olumsuz iç konuşma, aksilikten kurtulmayı zorlaştırır ve kendine gelme sürenizi belirsiz bir biçimde uzatır; çünkü, bu tür bir iç konuşma, koşullarınızı kabullenip ileri doğru hareket etmenizi engeller. Ne var ki, aksilik öncesi iyimserliği ve özgüveni telkin eden bir iç konuşma yaparsanız, olumlu bakış açısını korumak kolaylaşır. Örneğin, sürekli olarak cesaretlendirici bir iç konuşma yaparsanız, özgüven ve kendinize ilişkin güçlü bir imge geliştirirsiniz ki bu da akran baskısının, kaybın, kırıcı konuşan insanların ve aksi giden diğer koşulların etkisini hafifletir.

Aksiliğin ardından bilinçli bir iç konuşma yapabilirsiniz. Bu konuşma, durumun etkisini azaltır; yaratıcılığı geliştirir; iyimserliği destekler ve kendinize dair sağlıklı bir imge oluşturur. Böyle anlarda şu düşünceleri tekrar etmek istersiniz: "Bunu atlatacağım" ya da "Bu, sadece basit bir aksaklık; üstesinden gelip yoluma devam edeceğim". Önemli olan, bilinçli olarak, olumsuzdan çok, olumlu bir iç konuşma yapmaktır. Bunu, iç konuşmanızı gözlemleyerek başarabilirsiniz.

Kendiniz hakkında ne düşündüğünüzün ve söylediğinizin farkında olmayı amaçlayın. Böylece, iç konuşmanızın mevcut eğiliminin, olumlu mu olumsuz mu olduğuna, korku mu umut mu taşıdığına, en önemlisi de kim olduğunuza dair olumlu bir imge yaratıp yaratmadığına karar verebilirsiniz. Aksilik durumunda, iç konuşmanızın, "Yapmalıydım" ve "Yapabilirdim" düşünceleriyle geçmişe saplanmasını engelleyin.

İç konuşmanızın gidişatının bilincinde olmak, konuşmanın sizi, niyetinizi ve hedeflerinizi desteklemekten aciz kalması halinde yönünü değiştirmek için gerekli zihinsel çevikliği kazandırır. Örneğin, bir aksilikle karşılaştığınızda, kendinizi zor durumlara düşürme becerinizi vurgulayan bir iç konuşma, destekleyici olmaktan uzaklaşıp, olumlu bir öz imge yaratmakta başarısız olacaktır. Şaka yollu söylenmiş olsa bile bu yorumlar eşit derecede yıkıcıdır; çünkü mizah, kendiniz hakkında doğru olduğuna inandığınız birşeyi maskelemekten başka işe yaramaz. Ayrıca bu yorumlar, bir mıknatıs işlevi görür ve bu türden daha fazla deneyimi kapınıza çeker.

İç konuşmanızın aşağı çeken bir sarmal haline gelip gelmediğini anlayabilmek önemlidir. O hale gelmişse, iç konuşmanızın aksilikten kurtulma yeteneğinizi köreltip köreltmediğini kendinize sormanız gerekir. Yanıtınız, olan bitenin diğer tarafına geçmenize yardımcı olacak bir iç diyaloğu ateşleyecektir. Kendinizle sürekli, bir kurbandan çok, "Bunu atlatabilirim" ya da "Ben ayakta kalmayı becerebilen biriyim" türü düşüncelerle kurtuluşu teşvik edip destekleyen biri gibi konuşarak bu süreci kolaylaştırabilirsiniz. İç konuşmanızın gidişatını dönüştürmek, farkındalık, arzu ve bilinçli bir çaba gerektirir; sonuçlar, gösterdiğiniz bağlılığa değer.

Aksiliğin üstesinden gelmek için iç konuşmayı kullanmanın bir başka yolu, bir aksilik durumunda, enerjiyi, tutkuyu ve başlangıçtaki hedefinizi tekrar ateşlemek üzere kullanabileceğiniz olumlu önermeler tasarlamaktır. Bu önermeler, "Bunu yapabilirim" ya da "Her tür engeli aşabilirim" demek kadar temel nitelikli olabilir. Defalarca tekrarlanan bu önermeler, çok güçlü bir etkiye sahiptir ve en yıkıcı aksiliklerde bile kendinizi desteklemeniz için bilinçli bir yol sunar.

İç konuşma, kendini gerçekleştirme yoluyla sefaleti bile olumlu bir duruma dönüştürme imkanı verir. Bu süreç, "Yapamam", "Yapmam" ve "Deneyeceğim" ile başlayan kuşkulu dili terk edip, yerine siz ve ne yaptığınız hakkında kararlı düşünce ve önermeleri koyar. Aksilik, sizdeki en iyi şeyleri alıp götürmeye çalıştığında, bu dilsel dönüşüm, güveni pekiştirir, özgüveni artırır, kararınızı güçlendirir ve gerek tutumunuza, gerekse hislerinize yönelik zararlı etkileri sınırlar.

Aksilik yönetiminde etkili bir başka unsur da mükemmellik beklentinizdir. Elbette, mükemmelliği teşvik eden iç konuşmalar yapmak istersiniz; ama aksilik, beklemeniz ve hazırlıklı olmanız gereken birşeydir. Yaptığınız her şeyde mükemmel olmama ihtimalini mutlaka göz önünde tutun ki işler planlandığı gibi gitmediğinde sağlıklı düşünebilin ve zihinsel çevikliğinizi koruyabilin. Böyle bir kafa yapısına sahip olmak için, açık fikirliliği ve çözüm odaklı düşünmeyi teşvik eden bir iç konuşma yapın.

Yaşamda karşılaştığınız aksilik ne olursa olsun, bunun yolunuza çıkan ve aşmanız gereken bir engel olduğunu unutmayın. Bu engeli aşarak, daha sonra işinize yarayacak birşey öğrenmiş ya da yaşamış olursunuz. İç konuşma, her gün yaptığınız birşeydir. İç konuşmanızı sürekli gözlemleyin. Bu sayede, her zaman bir adım önde olacaksınız.

MICHAEL J. RUSS
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...