"Mesnevi, dinin aslının aslının aslıdır" ifadesinin İsmail Ankaravi tarafından şerhi


Birinci cilt Arapça dibâcesinin ilk cümlesi olan "Mesnevi, dinin aslının aslının aslıdır" ifadesinde üç defa geçen usûl (asıllar) kelimesini Mesnevi şarihlerinin çoğu şeriat, tarikat ve hakikat olarak yorumlamışlardır.

İsmail Ankaravi, usûl-i usûl-i usûl-i din (dinin aslının aslının aslı) zincirini üç seviyede yorumlar:

1) Üç asıldan kasıt, şer-i ameller, tarikat halleri ve hakikate dair sırlardır. Tarikat halleri bilgisi öz olması hasebiyle, şer'i ilim ve amellerin aslı, dayanağı mesabesindedir. İlahi ilimler ve sırlar ise tarikat hallerinin aslıdır. Nitekim Mevlana: "Mesnevimiz vahdet dükkanıdır. Orada birden başka ne görürsen puttur." diyerek buna işaret etmiştir.

2) ed - Din ile kastedilen İslâm'dır. İslâm'ın asılları (şartları) ise beştir. Beş asıl üç asla dayanır: İman, ihlas ve niyet. Bu asıllar olmazsa beş aslın yani amellerin de bir değeri kalmaz. Üç aslın da dayandığı asıl vardır ki, hikmet ve marifet ilmidir. Hikmet ve marifet ilmini ise Mesnevi ihtiva etmektedir.

3) İslâm dininin iki aslı vardır: Fıkıh usûlü ve Kelam ilmi. Kelam ilmi inanca dair konuları içerir. Bu ilmin aslı Fıkıh usûlüdür. Zira zahiri amellerin geçerliliği, bâtınî amellerin geçerliliğine bağlıdır. Mesnevi ise bu iki aslın aslı mertebesindedir. Şöyle ki, kelam ilmi akli ve şeri delillere dayalı bir ilimdir. Delillere dayalı ilimlerin aslı ise hakka'l-yakîn olan keşf ilimlerini (tasavvuf) ve kalbin ilhamını gerektirir. İşte tasavvuf ilimlerini Mesnevi içermektedir.

Kaynak :  İsmail Ankaravi - Mesnevi'nin Sırrı Dibâce ve ilk 18 beyit şerhi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...