Memnuniyetsizlik Yaşam Biçimi Oldu


Sohbetlerimizin konusu ne yazık ki, günlük hayatla ilgili yakınmalar, mutsuzluklar, hayal kırıklıkları, yetersizlikler oldu. Bu ne zaman olmaya başladı yani ipin ucu ne zaman kaçıverdi bilen de yok.

“Hayatından tamamiyle memnun olan birisi var mı?” diye düşündüğümüzde aklımıza kendimizde dahil olmak üzere kimse gelmiyor.
“Depresyondayım, bunalımdayım, eh işte idare ediyoruz” ifadeleri, “dokunsalar bin ah anlatacağım” yaklaşımıyla sorunlarını bir çırpıda anlatıvereceği dostlar ! arayan ve bulunca da diyalogları monoloğa dönüştüren bizler.

Hadi biz psikologlar dertlerin çöp kutularıyız diyelim ama arkadaşlarınız sürekli sizin dertlerinizi dinlemek zorunda değiller. Diğer bir deyişle, dertlerinizi boşaltacağınız çöp kutuları olmamalı arkadaşlıklar! Dost kötü günde belli olur derler, doğrudur, ama dost aynı zamanda sizin mutluluğunuzu başarınızı, kıskanmadan paylaşabilendir de! Dostlarınızı sınamak için biraz da mutluluklarınızı anlatın, kahkahanızı paylaşmaya çalışın bakalım ne kadar dostunuz var!

Pek tabii ki sorunlar paylaşıldıkça azalır ancak sorunlarınızı çözmek adına konuşmaktan başka bir şey yapmıyorsanız, aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyenlerden biri oluverirsiniz.

Sorunsuz bir hayat yok hatta hayat, sorunları çözme süreci olarak tanımlanır. Kendimizi sabote eden düşünce biçimlerimize, yaşam alışkanlıklarımıza baktığımızda sorunların kaynağının aslında biz olduğunu fark edebiliriz. En büyük engelimiz, duygularımızı tanımlamaktan kaçınmamız galiba. Kendimizi olduğumuzdan farklı göstermeye çalışarak sorunlarla mücadele edemeyeceğimizi de fark edebilmemiz gerekiyor.

Hayatından memnun olmayanlara şunu sormak gerek . “Eğer hayatımızdan memnun değilsek bu bizim için ne anlama geliyor? Bunun anlamını tanımladığımızda ve gerçeği kabul ettiğimizde çabalamaya hazır hale geliriz. Ancak tanımlamaktan kaçınır hatta inkara sarılırsak sonuç değişmeyecektir. Çünkü şu an neysek ve ne yapıyorsak oyuz. Eğer daha fazla olduğumuzu düşünüyorsak harekete geçmemiz gerek!

Bir diğer soru da “Sürekli yakındığımız şeyler bize ne fayda sağlıyor? Örneğin, kendimizi sıkışıp kalmış hissetmek, kimsenin bizi anlamadığını düşünmek, hiçbir şeyi yeterli bulmamak, mükemmeli aramak, hayal kırıklıklarını büyütmek vs ; bunların bize ne getirisi var?

Depresyon, belki de duygularımızdan kaçmak ve onları reddedebilmek için kullandığımız bir araçtır. Başarıya ulaşmaktaki zorluklarımız başarı korkumuzdan kaynaklanıyor olabilir veya hayatımızda sevginin olmadığını düşünmemiz, kimsenin sevemeyeceği birisi olduğumuzu düşünmekten kaynaklanıyor olabilir. Memnuniyetsiz yaşamaktansa, “Ben buyum, ihtiyacım bu, duygularım bu düşüncelerim bu” diyebilmek gerekiyor. Bunları belirledikten sonra da elde etmek için çabalamak!

“Harekete geçmek için de çabalamam gerekiyor” diyenlerimiz olabilir, onlar da şunu unutmasınlar, hazır reçeteler yok, sihirli değnekler yok, yere düştüğünüzde belki kaldıracak bir el bile yok.

Ama siz varsınız, kendi gücünüzü küçümsemeyin! Bir şeyler yapmak gerekiyor ise onun zamanı şimdidir. Yarın değil. “Şunlar bir olsun o zaman gör sen beni” hiç değil! Çünkü “şunları bekleyerek geçirdiğiniz zamanlar da yani “o bekleme odasında” siz farkında olmadan değişiyorsunuz. Ve o beklediklerinizi elde ettiğinizde yaşadığınız doyumsuzluk ve memnuniyetsizlik de bundan.

Hedefleriniz mutluluğa giden yolda araç olabilir ancak asıl amaç mutluluk ise tüm araçları bu amaç için kullanabilirsiniz.

SAYNUR NEVRES KAYA
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...