tasavvuf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasavvuf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Şems-i Tebrizi


"Çocukluk çağlarında bana garip bir hal gelmişti. Kimse bu halimi anlayamadı. Babam bile ne olduğunu bilmiyordu. Bana diyordu ki, 'Sen divane değilsin, bilmem ki bu gidişin sebebi ne? Sende bu yola gitmek için gerekli olan ne terbiye var,

Tebrizli Şems'in Hikmetli Sözlerinden Bir Demet


* Sen gerçi Müslümansın; fakat bu kadarla yetinme, daha da Müslüman ol.

* Şikayet edeceksen şikayeti, kendi nefsine et.

* İç alemimizdeki kirliliğin bir zerresi bile, dıştaki kirden yüz bin kat daha kötü ve çirkindir. İçteki o kiri hangi su temizler? Ancak birkaç damla gözyaşı. Ama her gözyaşı da değil ha! Belki bir şey görebilen gerçek bir gözün akıttığı saf ve temiz gözyaşı.

Mevlana öğretisindeki mutasavvıf ve sufi geleneği, tohumları ve insanları özdeşleştirir.


Mevlana öğretisindeki mutasavvıf ve sufi geleneği, tohumları ve insanları özdeşleştirir.

Tasavvufa göre tohumlar dört çeşittir:

Alt benliğiniz....

Alt benliğiniz, evinize gece vakti sessizce girip değerli her şeyinizi çalan hırsıza benzer. Bu hırsızla doğrudan savaşamazsınız,

Sufilere Göre Varlığın Zuhuru

semazen
Muhakkik sufiler varlığın zuhurunu nefes verme metaforuyla izah etmişlerdir. Buna göre alem Rahmân'ın nefes vermesiyle var olmuştur. Nefes sözlükte "tenfis" (nefes verme, üfleme) kelimesinden gelir.

Her işin bir zamanı var


‎"Allah'a yalvardım. Yarabbi beni kendi velilerinle tanıştır, onlarla yoldaş et dedim. Rüyamda, 'Seni bir veliyle yoldaş edelim,' dediler. 'O veli nerededir?' diye sordum. Ertesi gece bu velinin Rum diyarında (Anadolu'da) olduğunu söylediler. Bir müddet sonra tekrar gördüğüm rüyada, 'Henüz vakti gelmemiştir, her işin bir zamanı var,'dediler."

ŞEMS-İ TEBRİZİ - MAKALAT

MUHAMMED'İN YAKARIŞI


Gerçi saklandığı yere, o pek yüce olan
Girince bir bakışta tanınan Melek
Dimdik ve görkemli parıltılar salan:
Yalvardı bütün iddialardan vazgeçerek

O, iki cihanda da üstündür. Bu üstünü dil anlatmaz ki.


O, iki cihanda da üstündür. Bu üstünü dil anlatmaz ki.
   Irmak suyunu tamamıyla içmenin imkânı yok. Yok ama susuzluğu giderecek kadar içmenin de imkânı yok.
   Mâna denizine susamışsan Mesnevi adasından o denize bir ark aç.
   O arkı o derece aç ki her an Mesneviyi, ancak ve ancak mâna denizi göresin.
   Yel, derenin üzerindeki saman çöplerini temizledi mi su, tek renkliliğini meydana çıkarır.


ŞUNUN BUNUN AYIPLARINDAN KAÇMIYAN CEFAYI DÜŞÜNMİYEN AŞIKIN HİKAYESİ


İşittim ki bir pir, sabaha kadar ibadetle meşgul olduktan sonra, seher vakti elini kaldırpı Cenabı Haktan hacet dilemiş. Pirin kulağına: "Dileğin olamaz. Bu kapıda senin duan makbul değildir. Var, başının çearesine bak. Fakat ruhunda izzeti nefis yok ise yalvar, dur" diye hafiften bir ses gelmiş.

Ey ölüler arasında yaşayan diri! Ölülerin kokusu seni rahatsız etmiyor mu?


Allah kuluna; "Ey kulum!" diye buyuruyor; "Dön yine kapımıza gel kulağından gaflet pamuğunu çıkar da göklerden gelen; 'Haydi artık orada durmayın gelin.' sesini duy!"

Ey zavallı ne zamana kadar dünya dikenliğinde yalınayak koşup duracaksın? Biz öteki alemde gül bahçelerinin kapılarını senin için açtık.

Allah, seni bu savaştan çeke de sulh âleminde bir tek renge boyanasın.


Halkın yapısı, zıtlar üstüne kurulmuş. Hâsılı biz, zarar bakımından da savaştayız, fayda bakımından da. 

Ahvalin, birbirine aykırı. Tesir dolayısıyla her biri öbürüne zıt. 

Hepimiz yayılmıştık ve tek bir cevherdik


Hepimiz yayılmıştık ve tek bir cevherdik. Orada başsız ve ayaksızdık.
Güneş gibi bir cevherdik, düğümsüz ve saftık su gibi.
O güzel ve latif nur surete girince kale burçlarının gölgesi gibi sayı meydana çıktı.
Mancınıkla burçları yıkın ki, bu bölüğün arkasından ayrılık kalksın.

HZ. MEVLANA - MESNEVİ I

KENDİ KENDİNE

Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fani
Bu kahpe hırsı, ne kıskanç kini,ne şarap
Ne de haşhaş edemez..

Işık Işıktır Görene

Işık ışıktır görene, ışıktan köre ne?

Bilmeyen ne bilsin seni, Gamlanma deli gönül..
Gönülden anlamayana, Bağlanma deli gönül..
İçi tatlı özlü yemiş, Kırıldıkça ballanır
Sendeki seni koyup, Avlanma deli gönül..

Yokluk bağına gel de, ....

Yokluk bağına gel de, kendi ölümsüz canında cennetleri seyret!

Eğer sen kendi varlığından, benliğinden birazcık olsun ileri gidersen bunların ötesinde bu mâna göklerini seyredersin.

Nurdan çadırı ve bayrakları olan o mânalar ve hakîkatler padişahını görürsen, hakîkatler gözüne görününce artık keramet arama! Çünkü kerametler onun kudretinin varlığının nişanı, belirtisidir.

HZ. MEVLANA - DİVAN-I KEBİR
_______________
http://www.facebook.com/pages/Hz-Mevlana/103923372997405

İbn Arabî aşk (sevgi) ile güzellik (cemal, hüsn) arasında sıkı bir bağ kurar.

video


İbn Arabî aşk (sevgi) ile güzellik (cemal, hüsn) arasında sıkı bir bağ kurar. Aşk kendi başına ve bağımsız bir değer değildir. Onun temeli güzelliktir. Kusursuz ve en mükemmel güzel (cemal-i bâkemâl) de Allah’tır. İnsan onun için Allah’ı sever. Allah bütün güzellikleriyle âleme tecelli etmiştir. O halde ilahi bir tecelliden ibaret olan âlem bütün olarak da, parçalar halinde de güzeldir.

Uykuya dalmış bilgisiz kişiye öğüt vermek - HZ. MEVLANA

Birisi hileyle tuzağına bir kuş düşürdü. Kuş, ona dedi ki: Ey ulu hoca. 
Sen birçok öküzler, koyunlar yedin... birçok develer kurban ettin. 
Dünyada onlarla bile doymadın... benimle de doymazsın sen! 
Beni bırak da sana üç öğüt vereyim... bak bakalım aptal mıyım, akıllı mıyım? 

Tasavvuf - Cüneyd-i Bağdadi

"Tasavvuf, Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni kendisiyle diriltmesidir."
  
"Tasavvuf, Allah ile olan muamelenin saflığıdır. Bunun aslı da dünyadan yüz çevirmedir."

"Tasavvuf, bila-alaka (hiçbir bağ olmadan) tamamiyle Allah ile olmandır."

Ahadiyet Risalesi'nden - MUHYİDDİN İBN ARABİ

Eğer biri sual etse ve: “Sen yalnız Allah’ın var olduğunu, diğer bütün şeylerin yok olduğunu söyledin; ya bu görünen eşya nedir, biz hala bunları görüyoruz?” dese.

YUNUS EMRE'DEN

Hak bir nefs verdi ki bana, ha demeden hayran olur
Bir an gelir neşe saçar, bir an gelir giryan olur.

Bir an gelir dilsiz olur, söz söylemez kalır naçar
Bir an dili hikmet saçar, dertlilere derman olur

Bir an çıkar Arş üstüne bir an iner yer altına
Bir an denizde damladır, bir an taşar umman olur

Bir an cehalette kalır hiçbir şeyi bilmez olur
Bir an irfan kaynağıdır, hikmet ehli Lokman olur